Medeniyet Güzeldir!

Her yönüyle iletişimin ön plana çıktığı günümüzde  medeniyete dair, barış ve insana dair artı paylaşımlar yapmak ve küresel bir timeing/doğru zamanlama/çerçevesinde bir buluşma noktası olmak amacıyla blog yazmaya başladım.
post

Reklamlar

Goethe-Faust

Goethe, Faust isimli kitabında insandaki  içsel çalkantıları işlemiş; inançlı biri olarak insan üzerindeki metafizik tesirleri yansıtmaya çalışmış.

Mefisto karakterinde teolojik olarak; (içerik olarak tüm kutsal metinleri  kabul etmesi açısından) Kur’an da şeytan diye bahsolunan varlığın insana tesir etmeye çalışmasını ve farkındalık içinde bireyin, her türlü buhrana başkaldırısını orotoryo şeklinde sunmuş.

Bu açıdan Mefisto’lu bir içerikle dünya edebiyatında yerini almış.Bu saygı duyulacak bir şey.

Goethe’nin Mefisto’ ya başkaldırısını insanlık tarihi önemli görmüş.

Sosyal medya tutkunları

Sosyal medya ile çok haşır neşiriz.Bazı insanlar görüyorum artık havlu atacağını söyleyen: Doğrusu hiç inanmıyorum çünkü sosyal medya,içinde keyif bulunduran bir yanılsamaya sahip.Ve insanlar keyiflerini kolay kolay bırakmazlar.Ciddi bir irade gerektirir.Belki takip ettiğimiz sosyal medya platformlarından vazgeçip vazgeçemediğimiz bir turnusol kağıdı olabilir:Bu platformların hayatımızın hangi açısında olduğuna dair… Tabii gerekirse..

Sevdiğim bir şiir

Bir gün gelir,

Geçmiş zamanlar ardında kalır

Düşünürsün…

İyi insanları hatırlarsın

İyi dostları hatırlarsın

İyi arzuların içindedir hâlâ

Ve belki;

“Son iyi” yi hatırlarsın

Zaman boşuna değildir…

Derin bir sükunet olabiliyorsan

Bütün söylenmiş sözlerde

Kendini bulabiliyorsan

Bazen bir toprak gibi mütevazi

Bazen bir su gibi sessiz ve derin

Bazen bir yıldız gibi ışık

Olabiliyorsan

Bütün kalplerde bir güneş

Güneş’te bir göz

Gözde bir kâinat

Kâinatta bir hayat

Hayatta bir son

Sonda bir başlangıç

Görebiliyorsan

Yaşam boşuna değildir.

2000

Declaration,Statement,Representation

İfade,beyan/decleration,statement vb..

Nedir bunlar? 

Bunlar insana dünyasını ifade ettiren, anlattıran temel insani yetenekler.Herkeste olan yetenekler.Herkeste olan bir şey çok işlevsel olmalı.Günümüzde bu işlevsellik maximum kullanimda ancak yine de minimum seviyede bir farkındalığı birçok insanda sürüyor.

  • İnsanlar;temel kabiliyeti olan beyanı(decleration) kullanabilmeleri için:
  • öncelikle farkındalığı yüksek olup; düşünebilmelilerdir.
  • “Hiç düşünmez misiniz?”
  • Kendileriyle barışık olmalı ve özeleştiri yapıp hatalarını kendi içlerinde kendilerine itiraf edebilmelilerdir.
  • Mükemmel olma kaygısı içinde olmamalılardır.
  • Bence beyan insanda böyle kuvvet bulur.Bu belki bir Kaf Dağı’dır.Çünkü içimizde bizi bize beğendirmeye çalışan etkenler muhtemelen hiç bitmeyecektir.Ya da bizi beğenenler hiç bitmeyecektir..? Kimbilir?
  • Kendini beğenmiş olduğunu itiraf eden insan, kendini beğenmez olur diyemeyeceğim.Çünkü egomuz çoğumuzda oldukça yüksektir.Ama kendi iç farkındalığımız, kusurumuzu görüp itiraf edişimiz, mükemmel olmak zorunda olmayışımız bizi birçok kaygı bozukluğundan uzaklaştıracaktır.
  • İşte insan, hürriyetini kazandığı bu noktada;erdemli bir dayanak noktası da bulmuşsa;birçok zorluğun,kolaylığa gebe olduğunu görecektir.
  • Hürriyet ve erdem; eşitlik düşüncesini  de yanında getirir.Hürriyet, erdem, eşitlik düşüncesi birleşince; dürüstlük de onlarla gelir.
  • Ve beyan(statement) insana,insana yakışır bir önem ve güzellik kazandırır:
  • Kim olduğu önemli olmaksızın beyanı(statement) doğru olmak. Kendi  düşüncesi ne olursa olsun beyanı(decleration) doğru  olmak/doğru okumak.
  •  Sevmese de; beyanı(decleration)doğru olmak/doğru okumak..
  • “Oku!” Düşündürüyor beni:
  • Eksiltmeden,gizlemeden, çekinmeden, öfkelenmeden, bir çıkar ummadan beyanı(statement)olduğu gibi, dosdoğru okumak,beyanı(statement) doğru olmak.Çok muazzam, çok dinamik, insanı çok geliştirici, çağını çok aşkın birşey…
  • İşte beyanı(decleration, statement) doğru birini önemli bir şahsiyet haline getiren hürriyet, erdem, insaf ve kendine karşı olan dürüstlüğünün kendine karşı beyan(decleration) da başlayıp, süregelip, sonlanması.
  • Beyanda kâinattaki yıldızların beyanlarını(decleration)dinlemek..
  • Beyanda Çiçekleri sevmek..
  • Beyanda(decleration)  eşitlik şartlı bir noktayı;bir molekülün çekirdeğini yerleştirir gibi bir dikkatle yerine koyabilmek.
  • İşte o zaman ‘anlaşılmıyorum’ lar  olmayacaktır.İnsan iç yolculuğunu yapabilip de beyan edebilse muhatabına..Bu yolculuğun zorlu gelmesi maalesef bizim engelleyici, korkutucu iç seslerimizin eseri. Nedense hep kaybetmekten korkar insan.
  • Ya duymazsa muhatabımız?../Bu o kadar da önemli olmamalı..

David Attenborough

Bilgi, merak,tecrübe, teknoloji, yaşam ve bilimsel hikâyeler, sorular, cevaplar…Yaşama ve insanlara gülümseme.

Yaklaşan doksanlı yaşlarına rağmen evinde olmayı değil de, insanlara teknolojiyi kullanarak bilimsel gerçeklik ve canlılığı sunmayı seçen, bunun için dünyanın bir ucuna gidebilen ve dönüp ekranlardan insanlığa görüp bildiklerini ve düşündüklerini anlatan bu insana bu yönüyle hayran olmamak mümkün değil. Anlattıkları ve yaptıkları bu açıdan çok kıymetli.Bir izleyici olarak kendisine ve ekibine teşekkür etmemek mümkün değil.

David Attenboroughla yaşayan doğa tarihi serüveni’nde güzel bir atmosfer yakalıyor insan. Mesaj verme söylemi olmaksızın,incelik ve saygınlıkla ürettiği eserler çok özel.

BBC earth David Attenborough ile çok keyifli..

Evrensel bir esas: masumiyet

Hukuk, teoloji ve ahlâkî kurallar…O kadar enteresan şekilde karşılaşıp kesişiyorlar ki…

Son günlerde en çarpıcı gelen özelliği yazayım:

Evrensel hukuk: masumiyet karinesi

Yani kişinin öncelikle masum olduğunun esas olduğu, delil olmadıkça suçlanamayacaği ve suçsuz sayılacağı esası.

Aslında bu esas gündelik hayatta insanlar arasında işlese bir çok psikolojik problemin önü alınır.

İşte teolojik olarak sui zan /insanlar hakkında kötü düsünme denen vartaya; psikolojik olarak paranoya denen patolojiye; bence bu temel esası öğrenen Medeni insanlar kolay kolay düşmeyeceklerdir.evrensel hukuk/masumiyet karinesi temelinde, düşüncelerinden ötürü kendilerini/ apaçık bir şekilde/ ‘delilim var mı?’Diye hesaba çekebilme farkindaligina ulaşacaklardir.Böylece öncelikle kendi psikolojilerini koruma altına alacaklardır.

Evet; artık modern insan evrensel disiplinleri sadece hukuk kitaplarına hapsetmemeli; kitaplardaki dinamiği kendi gündelik yaşantısına almalı ve ruh hâlindeki değişim ve dönüşümlerde bilimsel bir parametre olarak uygulamalıdır.

Kısacık bir ömürde düzgün bir psikoloji başlı başına bir konfordur.ki geçmişte bunu afiyet.. diye tanımlamışlar.

İnsanlar hakkında kötü düşünmeyelim.